6 Eylül 2011 Salı

İsrail-Türkiye İlişkilerinde Son Durum

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=18632049&tarih=2011-09-02 




Bu blogun ilk konusu olarak İsrail-Türkiye ilişkilerini almam gerektiğini düşünüyorum. Kurulduğundan beri İsrail ile iyi ilişkiler geliştiren Türkiye, Mavi Marmara olayına kadar bu ilişkileri askeri ve ekonomik anlamda en üst seviyeye taşımış, Konya'da İsrail ile birlikte hava tatbikatı yapmış ve ticaret hacmini 1 milyar doların üzerine taşımıştı. İkili ilişkilerin yönü Mavi Marmara olayından sonra 180 derece değişmişti. İlişkiler son 5 gündür geri dönülmesi zor bir yöne doğru ilerlemekte. İsrail 9 Türk vatandaşının ölümünden ötürü sorumluluk kabul etmeme kararı aldı ve özür dilemeyi kesin bir dille reddetti. Türkiye Cumhuriyeti ölenlerin yakınlarına tazminat ve resmi bir özür dilenmesini istediği halde bunu reddeden İsrail hükümeti ile Türkiye arasında büyük bir krizin çıkması zaten önlenemezdi.

Hurriyet.com.tr'nin yayınladığı bu haberde de görüldüğü gibi kriz gerçekten tehlikeli bir boyuta ulaşmış durumda. Bu kriz çiddi anlamda İsrail hükümetini köşeye sıkıştırdı. Kendi içerisindeki problemlerle uğraşan İsrail hükümeti aynı zamanda çok güçlü bir müttefikini kaybetmiş oldu. Tel Aviv'de yüz binler sokaklara dökülürken Türkiye'nin bu resti hükümeti gerçekten paniğe sokmuş olmalı. Gelecek seçimlerde Natenyahu hükümetinin yeniden seçilmesine ihtimal veremiyorum. Hem iç siyasette hem dış siyasette çok büyük bir sınav geçiren hükümet, şimdilik sınıfta kalmış gözüküyor. Ama unutmayalım ki İsrail her an her şeyi yapabilme potansiyeline sahip. Türkiye ciddi anlamda önemli bir müttefik ve onu kaybetmemek için İsrail her an özür dileyip tükürdüğünü yalayabilir. Bunun nedeni İsrail'den uzaklaşacak bir Türkiye'nin kolaylıkla Suriye-İran-Lübnan eksenine kayabilmesidir.

Kriz aynı zamanda Türkiye'nin kolaylıkla anti-semitizm'in ellerine düşmesine neden olabilir. İnternette kısaca haberlerin altındaki yorumlara bakarsanız ''Yahudiler hakkettiklerini bulacak'', ''Erdoğan Yahudilere hakkettiği cevabı verdi'' ve bazıları burada dile getirmek istemediğim insanlık dışı bir çok düşünceyle karşılaşabilirsiniz. Öncelikle Türk halkı anlamalıdır ki İsrail hükümetinin kararları ile İsrail halkının, dünya Yahudileri'nin organik bir bağı bulunmamaktadır. Hükümetler arası herangı bir anlaşmazlık ırksal bir çatışmaya dönüşmemelidir. Sokakta gördüğünüz herangI bir Yahudi, İsrail'in yaptıklarını kesinlikle temsil etmemektedir. Unutulmamalıdır ki İsrail'de on binlerce Türk Yahudisi yaşamaktadır. İsrail halkı ile Türk halkının arasına politika girmemelidir. Hatırlayın, orman yangınlarımızda, depremlerimizde İsrail, Türkiye'nin yardımına ilk koşan ülkelerden olmuştur. Bunun haricinde Yahudiler 500 yılı aşkın bir süredir Türk topraklarında yaşamaktadırlar ve Türk halkının ayrılmaz birer parçalarıdır. İsrail-Türkiye ilişkilerinde gerginlik kesinlikle ırksal bir boyuta dönüştürülmemelidir. Çevremize kulak verelim ve lütfen konuşmalardaki anti-semitik vurgulara kayıtsız kalmayalım.


***Karikatürün bir açıklama gereksinimi yarattığına inanıyorum. Mavi Marmara'yı hazırlayan aşırı yobaz grup, mitinglerinde açıkça İsrail'e ve Yahudiler'e ölüm sloganları atmıştır. Sözde barış amacıyla yollandığı söylenip halkı kandıran Mavi Marmara, Türkiye'nin arkasına sığınmış ve anti-semitik düşüncelerini yüksek sesle dillendirmiştir. Bütün bunlar da sözde 'barış' adına yapılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder