http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18712039.asp
http://webtv.hurriyet.com.tr/2/21674/18709924/1/catismanin-ortasinda-kaldilar.aspx
Sözün bittiği yerdeyiz artık demek isterdim. Diyemiyorum, çünkü biz toplum olarak o noktayı son 30 sene içerisinde çoktan geçtik. ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'', ''Evladımı bu vatana helal ediyorum'', ''Türk-Kürt kardeştir, PKK kalleştir'' sloganlarını bile bırakmaya başladık halk olarak. Ne şehit haberi gelince ağlayan insanlar, ne de şehit haberi gelince camına Türk bayrağı asan insanlar aramızda . Sürekli birilerinin şehit olmasına alıştı belki toplum artık. Belki de yavaş yavaş peş ediyoruz. Ama biraz olsun Kurtuluş Savaşı'nda bu ülke için canlarını veren insanları düşünüyorsak pes etmek aklımıza gelecek son şey olmalı. Bu vatanın çocuğu ön binlerce asker, ülkeyi kurtarmaya çalışırken şehit oldular. Bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz bu insanlara vefamızı vatan hainlerine peş ederek mi ödeyeceğiz? İlla vatanseverlik bilincimizin uyanması için 13, 15, 20, 100 şehit mi vermemiz gerekiyor? Belki hainler durmayacak, bu terör senelerce daha devam edecek, belki de gelecekte bizi bir iç savaş bekliyor. Unutmayın, beyinde teslim olduktan sonra gerisi çok daha kolay gelecektir. Bu gidişata dur demenin vakti artık geldi de geçiyor. Kürt açılımı dediler, Türk-Kürt kardeştir dediler, Türk de Kürt de Müslümandır, birbirlerine ateş etmesin dediler. Ramazandayız, PKK'ya gereken yanıtı kutsal günlerden çıkınca vereceğiz, Ramazanda elimizi kana bulayıp günaha girmeyiz dediler. Ama ne oldu? 13 şehit verildi, düğünler basıldı, sivil vatandaş kurşuna dizildi, askerler kaçırıldı, karakollar basıldı. Artık PKK şehrin içine girip karakol bile tarayabiliyor. Fakat ne diyor Başbakan, biz kardeşiz, Kurtuluş Savaşı'nda beraber savaştık! Şeyh Sait isyanını başlatan, Sevr'de Kürt devletini kurmaya çalışan, meşhur Kürt isyanlarını çıkaran da aslında bendim! Bölücüler Cumhuriyet'in ilanından önce de buradaydılar, hala buradalar. Eğer bu devlet 88 yılda hala bu sorunu çözememişse gerçekten vah halimize. Bütün Kürtler bu isyanları desteklemiştir, şuanda da terörizmi destekliyorlar demiyorum tabiiki. Fakat Kürt bölücüleri cumhuriyetin ilanından beri buradalar. Güneydoğunun gelişmesini yıllardır kim engelliyor sanıyorsunuz? Diyorlarki devlet hiç güneydoğuya yatırım yapmıyor, Kürt halkına ayrımcılık yapıyor. Güneydoğuda çoğu şehrin yarısından fazlası devlete vergi bile vermezken, PKK'lılar kamyon şoförlerini, mühendisleri kaçırırken, köyleri basıp insanları infaz ederken devlet nereye yatırım yapacak? Öğretmenler bile atamaları güneydoğuya çıkınca maaşlarından olma pahasına mesleği bırakabiliyorlar. Polis bile Diyarbakır'ın bazı semtlerine girmeye çekiniyor. Güneydoğu bir kaos ortamındadır ve bunun da sebebi PKK'dir. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, oradaki halk masum falan değildir. BDP, PKK'nın meclisteki koludur. Türkiye'den güneydoğuyu sokup almak istemektedirler. Bunu da açık açık tehdit ederek yapmaktadırlar. Nitekim tehditleri aksiyona dönüşmüştür ve suan söz verdikleri gibi sürekli saldırıyorlar. On binlercesi toplanıp şehirleri talan edebiliyor artık, Taksim'de gösteri yapabiliyorlar. Bu insanlar kimler? Güya cahil, kandırılmış, manipüle edilmiş Kürt halkı. Yalan, yalan! Orada şehri talan eden, dükkanları yağamalayanlar bu ideolojinin yaşamasını sağlayan insanlardır. Devletimiz artık bu ayaklanmalara bile göz yummaktadır. Bileşini geçtim, devlet artık terör saldırılarını bile 'soğukkanlı' bir şekilde karşılamaktadır. Sevgili başbakanımızdan, sevgili halkını bildirici çok yeni bir mesaj:
''Başbakan Erdoğan, Şemdinli'deki terör örgütünün düzenlediği saldırıyla ilgili olarak “Tabi bunu çok açık ve net söylemek durumundayım, şu anda bölücü terör örgütü, çok çok yanlış bir uygulamanın içerisinde. Güvenlik güçlerimizin operasyonlarını durdurması temennisini ki, bunun tabi hiçbir güçlü bir zemini olamaz, sürdüren bu örgüt kendisi görüldüğü gibi, bırakın yaptıkları bu saldırıları, şimdi Şemdinli'deki bir düğün törenine katılmak suretiyle bu düğün töreninden, oradaki güvenlik güçlerimize, yani karakollarımıza, oradan roketatarlarımıza saldıracak kadar insanlıktan nasibini almamış bir noktadadır. Onun için burada ben Hakkarili vatandaşlarımın, Kürt kökenli kardeşlerimin, bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koyacağına inanıyorum. Fakat biz tabi, onların anlayacağı dille konuşmaya devam edeceğiz. Onu da özellikle söylemek durumundayım” diye konuştu.'' Hürriyet.com.tr - 12.09.2011
Hangi mesafeden bahsediyorsun sayın başbakan? Hangi dille konuşmaya devam edeceksin? Sen onları daha çok dağda ararsın. 3-5 PKK'lı öldürünce bu iş çözülecek mi? Ne kadar yalnış bir tutum içerisinde olduğunuzu artık farkediniz. PKK dağda falan değil, yani başınızda, mecliste, İmralı'da, şehirlerde. Sizin daha hedefiniz belli değil? Bu gidişle terörün ne kadar daha büyüyeceğini fark edebiliyor musunuz? En sonunda olan o olacak, PKK büyük şehirlere inip otobüslerde bomba patlatıp günde 100-200 kişiyi öldürecek. Bunu görmek için Nostradamus olmaya gerek yok. Sağır değilseniz BDP'yi dinleyin. Özerkliğimizi vermezseniz, bizi dinlemezseniz eylemlerimiz şehirlere taşınacaktır diyorlar. Başbakan, artık Kürt açılımını, TRT Ses'i, kardeşlik naralarını. Kardeş olan bellidir zaten. Ama bu harekete destek verenlerin cezası artık verilsin. BDP meşru bir parti değildir, elleri kanlı bir partidir ve Kürt halkını kesinlikle temsil etmemektedir. Ülkedeki bu ayrım artık sonlansın. Türkiye'de sadece Kürtler ve Türkler mi var sanki? Hayır, Boşnaklar da Arnavutlar da Lazlar da Çerkezler de Araplar da burada. O zaman herkese bağımsızlık verelim, özerklik verelim? Bir kere bu düşünce Türkiye'nin üzerine oluştuğu ilkelere ters. Bu ülke bütün etnik grupların eşit haklara sahip olduğu, dinine ırkına bakılmaksızın Türk dendiği bir ülkedir. Türk olmak bir üst kimliktir ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak için bu üst kimliğe sahip çıkılmalıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder